Prof. Dr. Zeki HOŞCOŞKUN

Meme Biyopsisi ve Histopatolojik İnceleme

MEMEDE BİYOPSİ VE HİSTOPATOLOJİK İNCELEME

Meme dokusundan örnek almaya biyopsi; alınan bu örneğin mikroskop altında incelenmesine de histopatolojik inceleme denilir. Kuşkulu durumlarda yapılması gereklidir. Temel ilke olarak şunu söyleyebiliriz: Gerekli incelemelerden sonra kuşku duyulan lezyonlarda mutlaka histopatolojik inceleme yapılmalıdır. Kesin tanı, ancak uygun ve yeterli doku örneğinin histopatolojik incelemesi ile konulabilir.

Meme kistlerinin enjektör ile boşaltılmasına kist aspirasyonu veya aspirasyon veya aspire edilme denilmektedir. Aspirasyon ile alınan sıvıya kist sıvısı ya da kist aspirasyon sıvısı adı verilmektedir. Görüntüleme yöntemlerinde saptanan ve palpabl kistik kitlelerin (kistlerin) aspire edilmeleri ve alınan sıvının ve palpabl solid kitlelerden biyopsi ile alınan örneğin patolojiye gönderilerek histopatolojik inceleme yapılması gereklidir.

Palpabl olmayan ve görüntüleme yöntemlerinde saptanan iyi huylu kitle ve kistlerden ise biyopsi yapmağa gerek yoktur. Bunların yıllık periyodik olarak takip edilmeleri yeterlidir.

SMEAR (YAYMA) NE DEMEKTİR:

Meme başı akıntısının veya kist aspirasyon sıvısının lam denilen bir cam parçası üzerine yayılarak mikroskop altında incelenmesidir.

İnceleme sonuçları aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

  1. Asellüler yayma: Yaymada herhangi bir hücrenin olmadığı anlaşılır.
  2. Benign duktus hücreleri: Süt kanallarının normal hücreleridir.
  3. Atipik hücreler: Normalden farklı hücrelerdir. Bu kanser de olabilir, İltihabi hücreler de olabilir. İleri biyopsi tekniği ile biyopsi yapılarak yeniden incelenmesi gerekir anlamındadır.
  4. Malign duktus hücreleri: Kanser tanısı konulmuştur. Tedaviye başlanmalıdır.
  5. Yetersiz hücre: İleri biyopsi tekniği ile biyopsi yapılarak yeniden incelenmesi gerekir anlamındadır.

Aşağıdaki hallerde biyopsi ve histopatolojik inceleme yapılmalıdır:

  1. Meme başındaki egzamaya benzeyen oluşumlar.
  2. Meme başı akıntısından yapılan yaymada atipik hücre saptanmış ise.
  3. Kist aspirasyonundan sonra yapılan yaymada atipik hücre saptanmış ise.
  4. Kist aspirasyonundan kanlı sıvı gelmiş ise.
  5. Kist aspirasyonundan sonra kitle tamamen kaybolmayıp geride bir kitle ele geliyor ise.
  6. Kist aspirasyonundan sonra aynı yerde bir ay içerisinde kist tekrarlıyor ise.
  7. Memede ele gelen yani palpabl kitle varsa.
  8. Meme görüntüleme yöntemlerinde BI-RADS – KATEGORİ 4 veya 5 lezyon saptanmışsa.

MEME BİYOPSİ YÖNTEMLERİ:

A. Palpabl Meme Kitleleri:

  1. Açık (Cerrahi) Biyopsi: Ameliyathanede ya genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılır. İki şekli vardır. Her iki yöntemde de % 100 doğru sonuç alınır.
    1. İnsizyonel Biyopsi: 2 cm den büyük kitlelerde kitleden kama tarzı küçük bir örneğin alınmasıdır.
    2. Eksizyonel Biyopsi: 2 cm den küçük kitlelerde kitlenin tamamının çıkarılıp alınmasıdır.
  2. Kapalı (Perkutan) Biyopsi: Hasta muayene masasında deriyi kesmeden iğne ile yapılır. Arı sokması kadar bir acı hissedilir ve kolaydır. İki şekli vardır.
    1. İİAB: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi sözlerinin kısaltmasıdır. Muayene masasında ince uçlu (22 veya 21 nolu iğne) enjektör iğnesi ile yapılır ve hemen lam üzerine yayılır ve lam alkol ya da benzeri bir sıvı ile dolu bir kap içerisine konularak patoloji laboratuarına gönderilir. Mutlaka sıvının içerisine konularak gönderilmelidir. Aksi halde havada kurur ve doğru sonuç alınmaz. Usulüne uygun yapıldığında % 98 doğru sonuç verir. Patoloji sonucu yukarıda yaymada yazdığımız gibi alınır. Sonuç eğer malign hücre olarak alınmış ise kanser tedavisine hemen başlanmalıdır. MR’ da kategori 4 veya 5 olan bir lezyondan, malign hücre sonucu alınmıyor ise ileri biyopsi yöntemine başvurulmalıdır. Çünkü güvenirliği %98 dir, yüzde yüz değildir. Yani MR’ da kategori 4 veya 5 mutlaka % 100 sonuç veren yöntem ile kanser ya da kanser olmadığı ortaya konulmalıdır. Tercihen açık biyopsi yapılmalıdır.
    2. İB: İğne biyopsisi sözlerinin kısaltmasıdır. Core Biyopsi adıyla da bilinir. Tükenmez kalemlerinin içerisinde bulunan tüplere benzer kalınlıkta yani 2-3 mm kalınlıktaki özel iğneler ile yapılan biyopsidir. İİAB’ ye göre kalın iğne ile yapıldığından hasta biraz acı duyabilir. Bu nedenle lokal anestezi uygulanması daha iyi olur. Kalın iğne ile yapıldığı için; ve eğer lezyon kanser ise; iğnenin meme içerisinden geçtiği yol boyunca, kanser hücrelerinin yayılması riski vardır. Oysa İİAB’ de böyle bir risk yoktur. Bu nedenle kişisel tercihim İİAB’ dir.

B. Nonpalpabl Meme Kitleleri:

  1. USG Eşliğinde İİAB: Radyolog kuşkulu lezyondan USG sırasında lezyonu görerek İİAB yapar.
  2. USG Eşliğinde İB: Radyolog kuşkulu lezyondan USG sırasında lezyonu görerek İB yapar.
  3. MG Eşliğinde Vakum Biyopsi: Mamografi cihazına eklenmiş özel bir aygıt ile radyolog tarafından kuşkulu lezyondan kitleyi vakumlayarak aspire ederek örnek alınmasıdır.
  4. İşaretleme İle Cerrahi Biyopsi: İlk üç yöntemin başarısız olması halinde radyolog kuşkulu meme bölgesini USG ve/veya MG eşliğinde işaretler. İşaretleme şöyle yapılır: Ya enjektör ile metilen mavisi radyolog tarafından kuşkulu bölgeye verilerek kuşkulu bölge maviye boyanır veya balık oltasına benzer özel bir iğne radyolog tarafından MG eşliğinde kuşkulu bölgeye yerleştirir. Ya da daha iyisi, hem metilen mavisinin hem de işaretleme iğnesinin aynı anda kullanılmasıdır. Sonra cerrah ameliyathanede işaretlenmiş bölgeyi cerrahi olarak çıkarır. Çıkarılan parça ya önce mamografik olarak kontrol edildikten sonra ya da cerrah tamamen çıkardığından emin ise doğrudan doğruya patoloji laboratuarına gönderilir.

Herhangi bir sorunuz varsa lütfen iletişim bölümünü kullanınız.